BLOG ve PARA

Sayısı Artan Bloglar Moralinizi Bozmasın

Her gün webmaster forumların site tanıtım bölümleri dolup taşıyor. Özellikle blog tanıtımları son zamanlara göre daha fazla artış göstermekte. Sayısı artan bloglar neyi ifade ediyor. Neyi İfade etmiyor. Sayısı her geçen gün artan kişisel bloglar, azimle çalışma yapan bloggerlara engel teşkil ediyor mu ? Rekabetin artmasına neden olacak mı ? Bu tarz sorular aklımızı karıştırmaya başladı. Blog sayısının fazla olması sorun oluşturacak mı ? Cevap vermeye çalışalım. Konu hakkında ki görüşlerimi sizlerle paylaşalım.

SAYISI ARTAN BLOGLAR PAZAR PAYINI ETKİLER Mİ ?

Sayısı artan bloglar moralinizi bozmasın başta söyleyerek içinizi rahatlatmak istiyorum. Forumlarda gördüğüm kadar her gün yeni açılmış onlarca blog görüyorum. Gördüğüm blogların bir çoğu işe yaramaz. O blog teması ile neyi hedefliyorlar anlamış değilim. Kastım Özellikleri fazla olan bir tema değil. Sadeliğini yitirmiş. Her yeri labirent olmuş blog sayfaları. Zaten hemen hemen yeni açılan blogların yarısı tema yüzünden bir süre sonra patlayacak. Patlamalarını istemem burada yanlış bir algı oluşmasın. Her blogun çöp olmasını istiyor olsaydım. Seo da yaşadığım tecrübeleri direk olarak aktarıyor olmazdım.

Site temaları labirente dönüşmüş kişilerin site hızı da bir o kadar yavaş. Tanıtımını yapan kişinin bloguna tıkladığımda açılması uzun süre alıyor. Bazen beklemekten sıkılıp çıktığım bile oluyor. Biz başarılı bir site için ilk kurallardan biri site hızı dedik. Açılan blogların bir kısmı da bu yüzden istediği potansiyeli yakalayamayacağını düşünüyorum. Tabi site hızı ve tema konusu düzeltilebilecek bir durum. Düzeltilemeyecek bir çok hatalar da yapılmaya halen devam etmekte. O ölümcül hatalar ise; Bilinçsizce backlink alma veya verme, Kopya içerik, Alakası olmayan konu hakkında blog yazmak

Gördüğüm kadarıyla konuşuyorum. Blogumu açtım diyen kişilerin sitesine baktığımda 10 günlük site alexa da 20 backlink almış Türkiye sıralamasın da 15 bin olmuş. Dur bilader bu ne hız. Bilirsiniz hızlı giden atın *** seyrek düşermiş. Daha nerelere link bıraktığı tam bir muamma. Bu kadar bilinçsiz alınan backlinkler o blog yazarlarını zaten google geriye atmış durumda. Ne kadar çok link o kadar başarı teorisini benimsemiş kişilerle dolu.

Artık google amcanın da dilinde tüy bitti benim de dilimde kıllar çıkmaya başladı. Ne olursa olsun özgün içerik diye. Yeni açılan bloglar bir bakıyorum. Whois bilgilerine 1 ay önce aktif olmuş adamın 200 makalesi yayında nasıl yazdın bu kadar hızlı. Hiç mi bıkmadın ? Yoksa blog yazma aşkıyla kavruluyordun blogunu açar açmaz döktürdün mü ? Yoksa kopyala yapıştır olayını biraz abarttın mı ?

Sizce hangisi ?

Bana göre kopyala yapıştır işine devam eden özgün içeriğin arama motorlarında ki öneminin bilincine henüz varamamış kişiler. Ölümcül hatalardan bir tanesi. Sürekli olarak yeni açılan bloglarda tekrar ediyor. Hadi yine iyisiniz rakip sayınız azalıyor 🙂 Dediğimde mutlu oluyorsan bir daha düşün. Çünkü herkesten iyisi de var. Sizle rekabet etsin yeter ki O yüzden hemencecik havalara girmiyoruz.

Bir diğer ölümcül hata ise ;

İlgisi olmayan bir konu hakkında blog yazmak gerçekten de bu blog açanların sitesinin çöp olmasını en çok ben isterim. Her blog için demiyorum bunu. Bilgisi olmayabilir yazarak öğreniyor olabilir. Bir şeyler öğretmek için yazıyor olabilir onlara lafım yok. Ama sağlık ile ilgili bir blog açıp orada doktorculuk oynayan blog yazarları. Hem kendinizi kandırıyorsunuz hemde milletin sağlığı ile oynuyorsunuz. Tek derdinizin blog üzerinden para kazanmak olduğunu hepimiz biliyoruz. Madem sağlık konusunda işleyeceksin. Şu bitki şuna iyi gelir falan araştır milleti bilinçlendir. Tırnak batıyorsa ip ile şöyle yapılır ne demek ya doktor musun sen ?

Psikolog ile hiç bir alakası yok ilk okul mezunu psikiyatricilik oynuyor. Sen önce kendi psikolojini düzelt sonra millete faydalı olmaya çalış. Böyle blog yazarlarını görünce sinirlerim bir anda tavan yapıyor. Halk sağlığı ile oynamak buna deniyor işte. Neyse konumuza tekrar dönelim. İlgisi olmayan konu hakkında blog yazmaya girişen kişiler zaten bir süre sonra yazamaz duruma gelecekleri kesin. Alternatif olarak kopya içeriğe kendini vuracaklardır. Kendisi yazmak isteyince de belirli bir süre sonra sıkılacak veya bilgi yetersizliğinden içerik üretimi duracaktır.

Durum böyle iken sayısı artan bloglar size rakip değildir. Rakip sayısının çok olması da bir şeyi değiştirmiyor aslında. Dijital pazar çok geniş herkese pastadan büyük, büyük dilim var. Bir dükkana günlük kaç kişi ürün almak için girer ki ortalama 50 kişi değil mi ? Bir ilçede ne kadar nüfus var peki 100 bin internette ki nüfusa bakın birde milyonlarca ve her müşteri bedava gezdiği için günlük 10 sanal mağazaya giriyor. Pazardan en büyük payı sizinde almanız kaçınılmaz oluyor.

Blog işinde rakip yok ! Herkes kendi payına düşeni alır. Net ortamında sadece belli başlı siteler rekabet eder. Örneğin haber siteleri.

İşi Biraz özetlemek gerekirse.

Sayısı artan bloglar sadece görüntüden ibaret. Günlük 100 blog açılıyor ise temeli sağlam olan 1 blog ya çıkar ya çıkmaz. Çıkıp çıkmaması da bizim lehimize yada aleyhimize değil zaten. Blog da rekabetin bir önemi yok herkese pay var. Yeter ki düzenli çalışma olsun. Herkes emeğinin karşılığını alır.

 

 

11 Ağustos 2017 06:53:56

2 Yorum

  1. Gerçekten de günümüzde neredeyse her gün çok sayıda blog açıldığını biliyoruz ama yazınız bize yılmamız gerektiğini gerçek blog nasıl yazılır öğretmiş oldu teşekkürler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir